hd film izle film izle demirdöküm demirdöküm servis bosch servis vaillant servis eca servis ariston servis
 

BEDESTEN

Bedestenler, Kervansaraylar, Hanlar, Çarşılar, Köprüler, Ticarî ve Sosyal Yapılar, Ticaret Tarihi...

  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
Anasayfa Osmanlı'da Ticaret
OSMANLI'DA TİCARET

19. YÜZYILDA İRAN TRANSİT TİCARET YOLU İÇİN OSMANLI-RUS REKABETİ

E-mail Print

19. YÜZYILDA İRAN TRANSİT TİCARET YOLU İÇİN
OSMANLI-RUS REKABETİ

Hüseyin KALELİ
(Yard. Doç. Dr. Süleyman Demirel Üniversitesi, İİBF, İktisat Tarihi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi)

ÖZET

Sanayileşen Avrupa’nın kapitalist devletleri, 19. yüzyıl başlarından itibaren mamul mallarını Doğu’ya ve Doğu’nun da hammaddelerinin Batı’ya ulaştırılmasında, birbirleriyle olan rekabette öne geçebilmek için taşıma masraflarını en aza indirebilecek yeni yol ve rotalar bulma arayışına girmişlerdi. İşte bu anlayış doğrultusunda Doğu Karadeniz limanlarından İran’a, transit ticaret yolları gündeme gelip işlerlik kazandı. Bu yollardan biri Ruslar’a diğeri ise Osmanlılar’a aitti. Biz bu makalemizde söz konusu yolların hangi sebeplerle uluslararası siyasi ve iktisadi rekabetin konusu haline geldiğini inceleyeceğiz.

yazının devamı için tıklayınız >>

 

18. YY'a Kadar Osmanlı-Hollanda Münasebetleri - 1

E-mail Print

18. YY'a Kadar Osmanlı-Hollanda Münasebetleri - 1

1- Hollanda Cumhuriyeti'nin Ortaya Çıkışı ve İktisadî Gelişmesi

840'tan sonra Karolenj İmparatorluğu'nun parçalanma sürecine girmesinin ardından İmparatorluk topraklarına dahil olan Hollanda Doğu Frank Krallığına bağlandıysada (925) özellikle Viking saldırıları nedeniyle bölgede küçük yerel devletler oluşmaya başlamıştı (925-1350). Kutsal Roma Cermen İmparatorluğu'nun nüfûzunu yitirmesinin ardından bölge Fransa ve İngiltere'nin çekişmesine sahne oldu. Bu arada İngiltere ile gelişen ticari ilişkiler bölgedeki devletlerin Fransız egemenliğine girmesine karşı önemli bir denge unsuru oldu. 1384'te evlilik yoluyla Flandr Kontluğunu elde eden Burgonya Dükü II. Philippe bölgede Fransız tahtından bağımsız bir egemenlik kurmaya yöneldi. Sonraki dükler savaş, aile ilişkileri ve satınalma yoluyla Burgonya topraklarını daha da genişletme yoluna gittiler fakat yerel devletler arasındaki çekişmeler ve bağımsızlık eğilimleri devam etti. Merkezin etkili bir yapı kazandığı Cesur Charles döneminin (1467-77) ardından bölge Fransa'ya bağlanmış ve yerel devletlerin ayrıcalıkları önemli ölçüde azalmıştı. Charles'ın kızı Marrie'nin Habsburg hanedanından Avusturya Arşidükü (sonradan Roma Cermen İmparatoru) I. Maximilan'la evlenmesinden sonra bunların oğlu I. Felipe'nin bölgeyi ve ardından evlilik yoluyla İspanya tahtını ele geçirmesi üzerine bölge Ispanya Habsburg hanedanının yönetimine girdi. Felipe'nin oğlu Carlos 1519'da V.Karl adıyla Kutsal Roma Cermen İmparatoru seçildikten sonra bölge akrabalarından seçtiği genel valiler tarafından yönetilmeye başlandı. Ancak siyasi ve dini baskılar nedeniyle Ispanyol idaresine karşı duyulan hoşnutsuzluk üzerine I.Willem (van Oranje)'ın etrafında örgütlenen toplumsal muhalefet Ispanyollara karşı mücadeleye girişti (1568-1609, 1609-1648) ve bölgenin kuzeyindeki eyaletler Utrecht birliğini(1579) oluşturarak bağımsız bir devlet olarak ortaya çıktı.(1) Hollanda bağımsızlık hareketinin lideri Prens van Oranje'nin 1582'de İspanyollar'a karşı Osmanlı yardımına başvurduğu konusunda bazı bilgiler vardır.(2)

Cumhuriyet idaresini yönetim biçimi olarak benimseyen Utrecht Birliği'nin temelini daha önce mevcut bulunan kurumlar oluşturuyordu. Yönetimde asıl güç kentleri ve toprak sahibi soyluları temsil eden eyalet meclislerinin elindeydi. Bunun yanında eyalet meclislerince seçilen vali de eyalet meclislerinin yetki aldığı kent yönetimlerininbelirlenmesindeki rolü ve askeri önderlik konumuyla önemli bir güç odağıydı. Merkezi yönetimi temsil eden genel meclis'in yetkileri çok sınırlıydı ve eyaletlere bağımlıydı.(3) Hollanda'nın Yakın Doğu ile olan ilişkileri Hollandalı haçlıların Kudüs'ün zabtına iştiraklerine kadar (1099) uzanır.(4) Niğbolu savaşında (1396) Hollandalılar bu sefer Sigsmund'un komutasında Osmanlıya karşı savaşmaktaydı.(5) Daha sonraları İmparator Ferdinand'ın hizmetinde bulunan Hollanda'lı Ogier Ghislain de Busbecq sekiz sene Kanuni Sultan Süleyman'ın, Avusturya'ya yeniden taaruz etmemesini temin için İstanbul'da bulunmuş ve bu durum aynı zamanda Hollanda ile Osmanlı arasındaki ilk kültürel ilişkileri doğurmuştur.(6)

Read more...
 

18. YY'a Kadar Osmanlı-Hollanda Münasebetleri - 2

E-mail Print

18. YY'a Kadar Osmanlı-Hollanda Münasebetleri - 2

16. YY.'ın son çeyreğinde Osmanlı-Venedik savaşları sırasında Fransa ve İngiltere ile birlikte Hollanda da Akdeniz'de Venedikliler'e rakip olarak ortaya çıkıyor(1) ve ticari nedenlerle oldukça erken sayılabilecek bir tarihte Osmanlı Hükümeti ile resmi temaslara girişiyordu. Yine aynı tarihlerde ve aynı nedenlerle Hollanda Hind Kumpanyası İran Şahı ile temas halindeydi.(2) 

İngilizler ve Hollandalılar'ın faaliyetlerini Venedikliler'in aleyhine genişleterek Hind Okyanusu'nun yanısıra Akdenizde'de bahrî ve ticarî üstünlüklerini kurmaları sadece Venedik ve Fransızlar'ın ikinci plana düşmesi sonucunu doğurmadı. Hollandalılar va İngilizler artık Hindistan'dan aldıkları malları bizzat kendileri Akdeniz pazarlarına getirmekte ve böylece ticaretin mahiyetinde de bir değişme meydana gelmekteydi.(3) 

Hollanda'nın Doğu Akdeniz'le olan ticareti Antwerp'in İspanya ve Kuzey Afrika ile olan ticaretiyle bağlantılı olarak başlamıştı.(4) Kendilerine ahidname verilmeden önce Hollandalılar özellikle Suriye'ye amber, zincifre, bakır tel, demir gibi Alman mallarını götürmekteydiler. 1597'de Fransız bayrağı çekilmiş bir Hollanda gemisi Trablusşam'a gönderilmiş, bir sonraki yıl bütün Hollanda gemileri Fransızlar'dan, Türk limanlarında Fransız bayrağı altında ticaret yapma iznini elde etmişti. 1599'da Suriye'deki Venedik konsolosu bu yıl gelen bir “Flaman” teknesinin beraberinde 100.000 Ekü getirdiğini ve Venedik ticaretine küçümsenmeyecek bir zarar verdiğini bildirmekteydi. Venedik konsolosu “alçak ülkeler” tüccarının Suriye'de kalıp kalmayacağını merak etmektedir. Hollanda konsolosu ise eğer yurttaşlarının Hind Okyanusu'ndaki ilerlemeleri devam ederse, bunu yapamayacaklarını söylemektedir. Ancak durum hiç de böyle olmayacaktır. Nitekim Hollandalılar Ümit Burnu'nu dolaşmalarına (1595), Java'yı işgallerine (1597), Komor Adaları'nı öğrenmelerine ve Maurice Adası'nı ele geçirmelerine (1598) rağmen Suriye'de kalmaya devam etmişledir. Esasen İran ipeği ve pamuk ipliği ticareti Hollandalılar'ı Doğu Akdeniz'e bağlayan vazgeçilmez emtialardı.(5) 

Read more...
 

18. YY.'a kadar Osmanlı-Hollanda Münasebetleri - 3

E-mail Print

18. YY.'a kadar Osmanlı-Hollanda Münasebetleri - 3

Hollanda'ya ahidname verilmesinin ardından Vezîr-i Âzam Halil Paşa Hollanda Parlamentosu'na bir mektup yazarak iyi dileklerini iletmiş ve Ömer Ağa adında bir adamını Garb Ocakları'nda Hollanda'ya verilen kapitülasyonların uygulanmasını sağlamak ve korsanların elindeki Hollandalı esirlerin serbest bırakılmasını temin etmek için buralara göndermişti. Ömer Ağa'nın asıl misyonu korsanlardan aldığı Hollandalı esirlerle birlikte Hollanda'ya giderek burası hakkında bilgi toplamaktı. Ömer Ağa'nın böyle bir misyonla görevlendirilmesinde Hollanda elçisinin Istanbul'a gelişinde rakip diplomat-ların yapmış oldukları Hollanda aleyhtarı propagandalar etkili olmuştur. Hollanda'ya ulaşan ilk Türk heyeti burada cömertçe ağırlanmış ve 1613'te bir Hollanda gemisiyle geri gönderilmişti.(1)

İlk ahidnamelerini almalarının ardından Hollandalılar Osmanlı ülkesinde kendi ticarî organizasyonlarını oluşturmaya koyuldular. Başlangıçta Hollandalılar da İngilizler gibi ticarî faaliyetlerini Akdeniz'in geleneksel ticaret merkezleri olan Halep, Kıbrıs, Kahire ve Suriye'nin diğer limanarında yoğunlaştırmışlardı ancak 17.y.y.'ın ortalarından itibaren Izmir yeni bir merkez olarak ortaya çıkacaktı.(2)Hollandalılar ilk konsolosluklarını kurdukları Halep'te kurulu düzeni olan bir ticaret merkezine girmeye çalışmanın getirdiği aksiliklerle karşılaştılar.(3) Zira Kapitülasyon anlaşmalarının ardından Venedikliler 1548'de, Fransızlar 1562'de ve İngilizler 1583'te buradaki konsolosluklarını açmışlardı(4) Hollanda tüccarları yalnız Halep'teki Venedik ve Fransız rakipleriyle değil, aynı zamanda yerel memurlarla da uğraşmak zorundaydılar. Bu nedenlerle Halep'in ard bölgelerinde yaygın bir ticaret ağı kuramayan Hollandalılar Halep yerine ticaret ağlarını Izmir çevresinde kurdular.(5) Ticarî organizasyonlarını İzmir'de kuran Hollandalılar merkezi otoritenin zayıflamasından da faydalanarak İzmir'deki konumlarını güçlendirmekte büyük bir hüner göstermişlerdi. Hollanda Levant Direk-törlüğü'nün yöneticileri rakiplerinin yerleşik konsoloslarıyla rekabet edebilecek kadar bilgili adamları olmadığından yerli Rum, Ermeni ve Yahudiler'i konsolos olarak tayin etmekteydiler. Bu konsoloslar merkezi otoritenin zayıflaması sonucu ortaya çıkan eşkıya gurublarının muhtemel zararlarından onlarla anlaşmak suretiyle Hollanda ticaretini başarıyla koruyorlardı.(6)

Read more...
 

16 YY’da Osmanlı – Holanda Finansal Münasebetleri

E-mail Print

16 YY’da Osmanlı – Holanda Finansal Münasebetleri 

Hollandalılar ticaretten sağladıkları sermaye birikimleri nedeniyle 17. yy.'dan itibaren bir çok devlete borç vermekteydiler. Avusturya İmparatoru, Saksonya Elektörü, Bavyera Elektörü, Danimarka Kralı, İsveç Kralı, Rus Çariçesi, Fransa Kralı, hatta Hollanda'nın rakibi Hamburg kenti ve nihayet Amerikalı âsiler Hollandalı sermayedarların müşterilerindendi.(1)

Fernand Braudel Hollanda'nın bu yıllarda finans alanında bulunduğu noktayı şu cümlelerle ifade etmektedir; "Mucize Amsterdam'da konumlanmıştır. Kredinin çeşitli kağıtları burada muazzam, alışılmamış bir yere sahiptir. Avrupa'daki mal trafiğinin tümü, sanki uzaktan komuta ediliyormuş, kredi ve iskontonun canlı hareketleri tarafından çekiliyormuş gibidir. Ama tıpkı Cenova'da da olduğu gibi, eksen üstünlüğünü yüzyılın sonuna kadar sürdüremeyecektir. Hollanda Bankası, paradan rahatsız olarak Avrupa devletlerine borç vermenin sinsi çarkları içine yuvarlanmıştır. Fran-sa'nın 1789'daki iflası, Hollanda'nın dakik saati için felâketli bir darbe olmuştur". Braudel eklemektedir; "1750'lerin Hollanda'sında borç almanın, günümüzdekinden daha kolay olduğunu söyleyelim".(2) Bu nedenle olmalıdır ki Osmanlı devleti Avusturya ve Rusya'ya karşı 1787-1791 yılları boyunca yapmış olduğu savaşların ta başında düşmüş olduğu mali sıkıntıya çare ararken Hollanda'dan borç almayı düşünmüş, fakat borçlanma usûlündeki anlaşmazlılar yüzünden borçlanma gerçekleşememiştir.

Read more...
 
  • «
  •  Start 
  •  Prev 
  •  1 
  •  2 
  •  Next 
  •  End 
  • »


Page 1 of 2


nakliyat evden eve nakliyat evden eve nakliyat gebze evden eve nakliyat