hd film izle film izle demirdöküm demirdöküm servis bosch servis vaillant servis eca servis ariston servis
 

BEDESTEN

Bedestenler, Kervansaraylar, Hanlar, Çarşılar, Köprüler, Ticarî ve Sosyal Yapılar, Ticaret Tarihi...

  • Increase font size
  • Default font size
  • Decrease font size
Anasayfa Kitaplar
KİTAPLAR

OSMANLI ŞEHRİ, TURGUT CANSEVER

E-mail Print PDF

Bir Osmanlı şehri nasıl kurulurdu?

İRFAN KÜLYUTMAZ

Turgut Cansever'i kaybedişimizin üzerinden bir yılı aşkın zaman geçti. Cansever'in yayımlanışını göremediği kitabı Osmanlı Şehri Timaş Yayınları tarafından okura sunuldu. Kitap, Osmanlı mimarisinin temelindeki inanç sisteminin izlerini sürüyor.

OSMANLI ŞEHRİ, TURGUT CANSEVER, TİMAŞ YAYINLARI, 239 SAYFA, 15 TL

Turgut Cansever'i, bir medeniyetin büyük yol göstericilerinden birini, 22 Şubat 2009'da kaybettik. Bu kaybedişten tam bir yıl sonra Cansever'in göremediği ilk kitabı Osmanlı Şehri Timaş Yayınları tarafından yayımlandı. Osmanlı Şehri'ne Cansever'in kızı Emine Öğün ve damadı Mehmet Öğün'ün yazdığı ehliyetli sunuş yazısındaki, okuru bir ustanın ardından hüzne götüren şu satırları burada anmak istiyorum: “Bizim için adeta bir görev haline gelen kapak tasarımı ve kitaba konacak isim için onayını alamamak, kendisine ‘yeni bir kitap daha' müjdesini verememek, bütün bunlar bir yana, basımı tamamlanan bir kitabı özenle ve sevgiyle kavrayarak ‘ellerinize sağlık' deyişini duyamayacak olmak alışageldik bir durum değildi.”


Bursa - Ulu Cami

Sunuş yazısında, Cansever'in dünyayı güzelleştirme ve geçmiş değerleri koruma gerekliliğine ilişkin düşüncelerine değinilirken, onun merkeze insanı koyan projelerinden söz ediliyor. Merkeze insanı koymak! Evet, çünkü Cansever merkeze insanı koyan bir medeniyeti incelemiş, o medeniyetin son kuşağı olarak yetişmiş ve ömrü boyunca bunu savunmuş, bir düşünür-mimardı. Ağa Han Ödülü’nün neden kendisine verilişini bile bunu anlatmak için kullandığını biliyoruz.

Read more...
 

1421: The Year China Discovered America

E-mail Print PDF

1421: The Year China Discovered America

Ancient maps and charts, first-hand accounts of voyages of discovery, sunken ships, inscribed markers and relics — these are among the data used to argue that the Chinese explored and mapped most of the world before Europeans set sail. A retired commander in the Royal Navy, Mr. Menzies' passion is old maps and charts, and anomalies he found in pre-Columbian European maps sparked his research. Written like a detective story, the book 1421: The Year China Discovered Americaattempts to reconstruct the voyage undertaken between 1421 and 1423 by an immense Chinese fleet under Admiral Zheng He, with capital treasure ships 480 feet long and 180 feet wide. His mission in part was to travel to "the end of the earth to collect tribute from the barbarians beyond the seas" (p. 75) and bring them into the Chinese tribute system, and to prospect for minerals, search for useful plants, take astronomical observations, make accurate maps, and determine a way to navigate in the southern hemisphere. 1421 sets out the evidence for the author's reconstruction of the course of this sixth and last great voyage.

How could such a momentous event have been forgotten? Over several centuries the Chinese had built up a large military and trading fleet, and by 1400 were the dominant economic, political, scientific, and maritime power in the lands around the Indian Ocean. Emperor Zhu Di, on taking power in 1402, began a series of formidable projects. He moved the capital from Nanjing to Beijing, enlarged the Grand Canal to the new capital, built the Forbidden City, repaired the Great Wall, founded a foreign language academy, summoned 2,180 scholars to compile a 4,000-volume encyclopedia to preserve all known literature and knowledge, and initiated a tremendous increase in shipbuilding so as to recreate a trading empire on par with that of the Tang dynasty 500 years before. On Chinese New Year in 1421 his new capital was inaugurated with international pomp, including envoys from 28 nations and the son and grandson of Tamerlane. But within two years Zhu Di had died a broken man, the country reeling under the economic and social cost of his ambitious programs. Led by the mandarins, his son and grandson repudiated and reversed his policies, and China entered a period of isolationism and xenophobia lasting for centuries. Overseas trade and travel were banned, at one point learning a foreign language or teaching foreigners Chinese was prohibited, and in 1644 all records of the voyages of Zheng He were burnt by the Minister of War as "deceitful exaggerations of bizarre things far removed from the testimony of people's eyes and ears." As Mr. Menzies says, their memory was "expunged so completely over the succeeding decades that they might never have existed" (pp. 55, 56). The one remaining monument to Zheng He, a carved stone overlooking the Yangtze estuary, states:

The emperor . . . has ordered us and others at the head of several tens of thousands of officers and imperial troops to journey in more than a hundred ships . . . to treat distant people with kindness . . . We have gone to the western regions . . . altogether more than three thousand countries large and small. We have traversed more than a hundred thousand li [forty thousand nautical miles] of immense water spaces. — p. 400


Chinese voyages of 1421-1423 as reconstructed by Mr. Menzies

Read more...
 

ÜSKÜP'TE TÜRK MİMARİSİ

E-mail Print PDF

FEN EDEBİYAT FAKÜLTESİ ÖĞRETİM ÜYESİ YRD.DOÇ.DR. MUSTAFA ÖZER'İN "ÜSKÜP'TE TÜRK MİMARİSİ" ADLI KİTABI YAYINLANDI (14.-19. YÜZYIL)

Fen Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd.Doç.Dr. Mustafa ÖZER kitabına ilişkin olarak yaptığı açıklamada; "Osmanlı Devleti'nin hâkimiyetini sürdürdüğü geniş bir sahada bıraktığı mimarlık mirasından, Anadolu coğrafyasında bulunanlar hakkında çok fazla araştırma ve yayın yapılmasına karşın, aynı durumu Anadolu dışındaki Osmanlı yapıları ve şehirleri için söylemek mümkün değildir. Bu eksikliği bir ölçüde gidermeye amaçlayan bu eserde, Makedonya'nın başkenti Üsküp'teki Türk Devri mimarlık mirasının kaynak ve yayınların da yardımıyla tamamının tespiti ile bunların ayrıntılı bir şekilde tanıtılması amaçlanmıştır. Bu bölgedeki eserlerin her geçen gün ortadan kalktığı veya tahrip olduğu göz önüne alındığında, bu çalışmanın önemi daha iyi anlaşılacaktır. Ayrıca, Osmanlı idaresinin, Anadolu dışındaki şehirlere ne derece önem verdiğinin belirlenmesine de yardımcı olacak verileri ortaya koyması bakımından dikkate değer bir çalışmadır. Bu gereklilikler doğrultusunda gerçekleştirilen araştırma, Üsküp'teki Türk Dönemi kültür varlıklarına -mimari mirasa- sahip çıkması gereken ilgilileri harekete geçirme ve bu çabalara bir ölçüde katkıda bulunma idealinin de sonucudur. Bu araştırma; Makedonya'da ve Türkiye'deki saha ve arşiv-kütüphane çalışmalarına dayalı olarak gerçekleştirilmiştir. Yaptığımız araştırmalar sonucunda, Osmanlı Dönemi'nde Üsküp'te; cami, mescit, türbe, han, bedesten, hamam, köprü, tekke, kütüphane, medrese, mektep, imaret, çeşme, su kemeri, darphane, kule ve kale gibi farklı fonksiyonlu toplam 350 yapı inşa edilmiştir. Ne yazık ki bunlardan günümüze sadece 32 tanesi sağlam olarak gelebilmiştir" dedi.

http://basin.trakya.edu.tr/Haberler/2008/05_12_kitap.htm

 

Dünya Tarihinde Kültürler Arası Ticaret

E-mail Print PDF

Dünya Tarihinde Kültürler Arası TicaretDünya Tarihinde Kültürler Arası Ticaret

Philip D. Curtin

Çeviren: Şaban Bıyıklı

Küre Yayınları;

İstanbul, 2008, 1. baskı, 16 x 24 cm., 354 sayfa, Türkçe, Karton Kapak.

ISBN No: 9789756614556

 "Tarihle ilgili kitapların çoğu, zaman, mekan ve konu gibi bildik kategoriler altında sınıflandırılabilir. Bu çalışma ise biraz alışılmışın dışındadır; çünkü her şeyden önce, sosyal bilimlerin tanınmış disiplinleri arasında belirsiz bir yerde durmaktadır. Bu noktada tarihsel iktisadi antropoloji etiketi, bu eseri nitelendirmeye diğerleri kadar uygundur. Yine de söz konusu bu üç disiplin arasında öncelikli olan tarihtir. Çalışma aynı zamanda küçük fakat gelişen bir alan olan karşılaştırmalı dünya tarihi kapsamına girmektedir. 'Karşılaştırmalı' denmesinin sebebi, çalışmada kültürler arası ticaretle ilgili belli olguların soyutlanarak aralarındaki benzerlik ve farklılıkların araştırılmasıdır.

Read more...
 

Balkanlarda Osmanlı Mirası Ve Ulusçuluk

E-mail Print PDF

Balkanlarda Osmanlı Mirası Ve UlusçulukBalkanlarda Osmanlı Mirası Ve Ulusçuluk

Kemal H. Karpat

Balkan toplumlarının geçmiş, bugün ve geleceği arasındaki sürekliliği vurgulayan Balkanlarda Osmanlı Mirası ve Ulusçuluk, Osmanlı İmparatorluğunun ardından Balkanlarda ortaya çıkan siyasal, toplumsal ve ekonomik yapıların tarihidir. Kemal H. Karpat, on sekizinci ve on dokuzuncu yüzyıl Balkan tarihinin Osmanlı tarihinden ayrı düşünülemeyeceğini savunarak; Balkanlardaki siyasal yeniden yapılanma ve kurumsal dönüşüm üzerindeki Osmanlı etkilerini sergileyen özgün bir eser olarak koymaktadır.

Balkan ulusçu yazınının iddialarının aksine, Osmanlı İmparatorluğunun Balkan toplumlarının uluslaşma süreçleri üzerindeki yapıcı etkileri bu eserin ana temasını oluşturmaktadır. Osmanlı toplumsal örgütlenmesi ile Balkan toplumlarının din ve milliyet anlayışları arasındaki ilişkileri sorgulayan bu eser, Balkanların ulusal kökenlerinin Osmanlı tarihinde aramaktadır. Bulgar, Sırp, Yunan, Makedon, Rumen, Gagavuz ve Bosna-Herseklilerin ulusal tarihlerinin ve tarihyazını anlayışlarının gelişimi ve değişimi bütüncül bir Osmanlı tarihi çerçevesinde incelenmektedir.

 
  • «
  •  Start 
  •  Prev 
  •  1 
  •  2 
  •  Next 
  •  End 
  • »


Page 1 of 2


nakliyat evden eve nakliyat evden eve nakliyat gebze evden eve nakliyat