FEN EDEBİYAT FAKÜLTESİ ÖĞRETİM ÜYESİ YRD.DOÇ.DR. MUSTAFA ÖZER'İN "ÜSKÜP'TE TÜRK MİMARİSİ" ADLI KİTABI YAYINLANDI (14.-19. YÜZYIL)
Fen Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Yrd.Doç.Dr. Mustafa ÖZER kitabına ilişkin olarak yaptığı açıklamada; "Osmanlı Devleti'nin hâkimiyetini sürdürdüğü geniş bir sahada bıraktığı mimarlık mirasından, Anadolu coğrafyasında bulunanlar hakkında çok fazla araştırma ve yayın yapılmasına karşın, aynı durumu Anadolu dışındaki Osmanlı yapıları ve şehirleri için söylemek mümkün değildir. Bu eksikliği bir ölçüde gidermeye amaçlayan bu eserde, Makedonya'nın başkenti Üsküp'teki Türk Devri mimarlık mirasının kaynak ve yayınların da yardımıyla tamamının tespiti ile bunların ayrıntılı bir şekilde tanıtılması amaçlanmıştır. Bu bölgedeki eserlerin her geçen gün ortadan kalktığı veya tahrip olduğu göz önüne alındığında, bu çalışmanın önemi daha iyi anlaşılacaktır. Ayrıca, Osmanlı idaresinin, Anadolu dışındaki şehirlere ne derece önem verdiğinin belirlenmesine de yardımcı olacak verileri ortaya koyması bakımından dikkate değer bir çalışmadır. Bu gereklilikler doğrultusunda gerçekleştirilen araştırma, Üsküp'teki Türk Dönemi kültür varlıklarına -mimari mirasa- sahip çıkması gereken ilgilileri harekete geçirme ve bu çabalara bir ölçüde katkıda bulunma idealinin de sonucudur. Bu araştırma; Makedonya'da ve Türkiye'deki saha ve arşiv-kütüphane çalışmalarına dayalı olarak gerçekleştirilmiştir. Yaptığımız araştırmalar sonucunda, Osmanlı Dönemi'nde Üsküp'te; cami, mescit, türbe, han, bedesten, hamam, köprü, tekke, kütüphane, medrese, mektep, imaret, çeşme, su kemeri, darphane, kule ve kale gibi farklı fonksiyonlu toplam 350 yapı inşa edilmiştir. Ne yazık ki bunlardan günümüze sadece 32 tanesi sağlam olarak gelebilmiştir" dedi.



Kitaplar




Tarihte yollar ve konaklama yapıları devletin egemenliğinin birer aracı olarak kullanılıyor. Anadolu’da kervansaraylar ve kervan yolları devletin himayesinde gelişmiştir. Ticaret, güvenlik, ulaşım, istihbarat ve yönetim için jeostratejik öneme sahip olmuşlardır. Bu konaklama yapıları ve tarihi yollar hakkında son zamanlarda ilgi artmıştır.
This is a book centred on the enterprise of five generations of British seamen and merchant-venturers exploring the Islamic East. It is a well-known story of British achievement but, instead of staying within the stately mansion of this progression towards glory and empire, the two authors keep throwing open the windows to offer us fresh insights, new horizons of inquiry, as well as skipping out through a back door to give us a witheringly close examination of the fabric. This is an uplifting, intriguing and inquiring survey, which leaves the reader grateful for the breadth and depth of their scrutiny.