Balkan Ticaret Merkezi

Print

The Balkan Merchants: Resurrecting The Old Trade Routes in Southeastern Europe http://www.einaudi.cornell.edu/europe/pdf/Fall_2002/Hozic.pdf


BALKAN BÖLGESEL EKONOMİK İŞBİRLİĞİ GÜNEYDOĞU AVRUPA'DA SİYASİ İSTİKRARI SAĞLAMA Gazi ERÇEL Başkan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası 23 Ekim 1999, Atina Üçlü Komisyon XXIII. Avrupa Toplantısı http://www.tcmb.gov.tr/yeni/evds/konusma/tur/1999/atina.html BALKAN TİCARETİ GELİŞTİRME BÖLGE MERKEZİ KURULUŞ ANLAŞMASININ ONAYLANMASININ UYGUN BULUNDUĞU HAKKINDA KANUN Kanun No. 4515 - Kabul Tarihi : 1.2.2000 http://www.tbmm.gov.tr/kanunlar/k4515.html  


BALKAN BÖLGESEL EKONOMİK İŞBİRLİĞİ GÜNEYDOĞU AVRUPA'DA SİYASİ İSTİKRARI SAĞLAMA Gazi ERÇEL Başkan Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası 23 Ekim 1999, Atina Üçlü Komisyon XXIII. Avrupa Toplantısı http://www.tcmb.gov.tr/yeni/evds/konusma/tur/1999/atina.html


AVRUPA KOMİSYONU TÜRKİYE TEMSİLCİLİĞİ'NDEN REEVES, EDİRNE BELEDİYE BAŞKANI SEDEFÇİ'Yİ ZİYARET ETTİ 28-07-2005

EDİRNE - 28.07.2005 - Avrupa Komisyonu Türkiye Delegasyonu Temsilciliği'nden Teresa Reeves, Edirne Belediye Başkanı Hamdi Sedefçi'yi ziyaret etti. Reeves, Sedefçi'yi ziyaretinde, Balkan Ticaret Merkezi 'ne dönüştürülecek Ekmekçizade Ahmet Paşa Kervansarayı'nda yapılacak onarım için Edirne'ye geldiklerini belirtti. Edirne'nin sınır kenti olması nedeniyle bazı sıkıntılarının bulunduğunu, ancak yavaş yavaş bu sıkıntıların ortadan kalkmaya başladığını ifade eden Sedefçi, ''Edirne geçmiş yıllara göre daha hızlı bir gelişme kaydediyor. Edirne'nin, AB üyesi olan Yunanistan ve üyelik sürecinde olan Bulgaristan'a komşu olması artık bir avantaj sağlamakta''dedi. Sedefçi, kentteki tarihi eserlerin onarılmasında AB fonlarının kullanılması için de destek istedi. Reeves ve beraberindeki heyet de Edirne'nin AB fonlarından yararlanabilmesi için ellerinden gelen tüm desteği göstereceklerini kaydettiler.


Balkanlar'da AB adayları buluştu Radikal 20-06- 2005

 

Hamzabeyli Sınır Kapısı'nda buluşan Başbakan Erdoğan ile Bulgaristan Başbakanı Saksoburgotski, samimi bir şekilde poz verdi. Hamzabeyli Sınır Kapısı açıldı. Kapı, Bulgaristan'la Türkiye arasındaki ticareti ve iki halk arasındaki ilişkileri geliştirecek EDİRNE - Bundan böyle Türkiye ve Bulgaristan arasında ikinci bir sınır kapısı var. İki ülke başbakanı tarafından dün açılan Hamzabeyli Gümrük Kapısı, sadece ticari gelişmenin değil iki ülke halkının yakınlaşmasının bir sembolü olarak nitelendirildi. Yapımına 1992'de başlanan Hamzabeyli-Lesovo Gümrük Kapısı, dün Başbakan Tayyip Erdoğan ve Bulgaristan Başbakanı Simeon Sakskoburgotski tarafından törenle hizmete açıldı. İki ülkeyi ayıran çizginin üstünde durarak kurdeleyi kesen iki lider daha sonra Bulgaristan tarafında yapılan kokteyle katıldı. Erdoğan, bir Bulgar genç kızının kendisine ikram ettiği ekmeği yedi.

'Sadece iş, aş değil'

Sınır kapılarının ticaretin yanı sıra bölgede yaşayanlar için etkileşim merkezi olduğunu vurgulayan Erdoğan şöyle konuştu: "Bu kapı sadece iş ve aş kapısı olmayacaktır. Sınırın her iki tarafında yaşayanlar arasındaki kültürel ve ekonomik faaliyetleri teşvik ederek, iyi komşuluk ilişkilerinin gelişimine de katkıda bulunacaktır. Bu açıdan bakıldığında, bu kapının sadece ticari eşya geçişine yönelik olduğunu söylemek yanlış olacaktır. Ben inanıyorum ki, yarından itibaren bu kapıdan dostluk geçecek, işbirliği geçecek, yatırım geçecek, iş geçecek, aş geçecek ve bölge halkının refahı geçecek. Açılan her kapının, yeni kapıları da beraberinde açacağına inanıyorum. Bu kapının, iki ülkenin refahı, huzuru, dostluğu için hayırlı yeni başlangıç olmasını diliyorum."

Erdoğan, yeni kapının, Bulgaristan'da yaşayan Türk azınlığın Türkiye'deki akrabalarına ziyaretlerini kolaylaştıracağını, iki ülke halklarının karşılıklı ziyaretlerine ivme kazandıracağını, ülkeler arasında turizm faaliyetlerinin artmasını ve insani ilişkilerin daha da yoğunlaşmasını sağlayacağını da söyledi. Erdoğan, "Vatandaşlarımız arasındaki bu karşılıklı etkileşim sayesinde onların birbirlerini daha iyi tanımalarına ve böylece hâlâ mevcut olan bazı önyargıların ortadan kalkmasına da imkân verecektir" dedi.

Türkiye'nin AB'yle üyelik müzakerelerine başlayacağını anımsatan Erdoğan, şunları kaydetti: "Her iki ülkenin de AB'ye üye olmasıyla sınır kapıları, AB üyeleri arasında olduğu gibi mevcut işlevini yitirecektir. Artık bizler adeta AB süreci içerisinde bir dayanışmanın, yardımlaşmanın en güzel örneklerini vermenin gayreti içerisindeyiz. Türkiye bu amaç doğrultusunda çalışmalarına devam etmektedir. Böylelikle ' Balkanlar ' sözcüğünün olumsuz çağrışımlardan arındırılmasına da hizmet ettiğimize inanıyoruz.

Bir kapı daha yolda

Erdoğan, 'Istranca Sınır Kapısı'nın açılması konusunda bir tarih veremeyeceklerini, ama en kısa zamanda bitirmek istediklerini söyledi. Bulgaristan Başbakanı Simeon Sakskoburgotski ise, iki ülkenin Avrupa'ya yöneldiği bir ortamda bu kapıların öneminin daha da çoğaldığına dikkati çekti. Sakskoburgotski şöyle konuştu: "Biz iki komşu ülke olarak birlikte AB yolunda ilerlemekteyiz. Bu kapı, her iki ülkenin sınıra yakın yerleşim yerlerinde oturan halkların ekonomik kalkınmasına yardımcı olacak."


Edirne'de TSO ve borsa Kapıkule'ye talip, 23-01-2005, Dünya gazetesi

EDİRNE - Edirne Ticaret ve Sanayi Odası ile Edirne Ticaret Borsası Kapıkule'ye talip oldu. Oda ve borsa başkanları kapının yap-işlet-devret modeli ile kendilerine verilmesi halinde, buradan elde edilecek geliri kente yatırım için harcamayı planlıyor. DÜNYA'ya konuşan Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Cemil Güler, "Kapıkule'yi istiyoruz. Bu işe talipliyiz. Bize versinler yap-işlet-devlet modeliyle kısa süre içinde sorunsuz bir hale getirelim. Buradan kazandığımız para ile Edirne ekonomisine katkı sağlayacak yatırımlar yapalım. Kimseden de para istemeyelim" diye konuştu. Edirne Ticaret Borsası Başkanı Mustafa Yardımcı da Kapıkule'den elde edilecek paranın kente yatırım için harcanacağını söyleyerek "Kapıkule Sınır Kapısı'nı almaya talibiz. Bize versinler kazandığımız parayı istihdam için harcayalım" dedi.

Güler: Biz Kapıkule'yi istiyoruz

Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Cemil Güler, İpsala Gümrük Kapısı'nın TOBB tarafından işletildiğini hatırlatarak şöyle dedi: "İpsala, şu anda Avrupa ülkelerinin bir çoğunda olmayan alt ve üst yapı tesislerine sahip. Biz Kapıkule'yi istiyoruz. Bu işe talipliyiz. Bize versinler yap-işlet-devlet modeliyle kısa süre içinde sorunsuz bir hale getirelim. Buradan kazandığımız para ile Edirne ekonomisine katkı sağlayacak yatırımlar yapalım. Kimseden de para istemeyelim. Çünkü, İpsala'dan geçen yıl 5 trilyon kazanıldı ve bu para buraya ortak olanlara kar payı olarak dağıtıldı. Kapıkule'den kazanacağımız para ile Balkan Ticaret Merkezi 'nde bölge üniversitesi konumunda olan Trakya Üniversitesi ile müştereken başlattığımız çalışmaları tamamlayalım."

Öncelikli olarak Kapıkule'de uzayan kuyruklardan dolayı sıkıntı yaşayan işadamlarının sorunlarını çözeceklerini dile getiren Güler, "Kapıkule'ye özel çıkış kapısı yapıyoruz ihracat için yurt dışına çıkmak isteyen üyelerimiz bizden alacakları kartı göstererek beklemeden yurt dışına çıkabilecek" dedi.

Yardımcı: Geliri yatırıma aktaralım

TSO ile birlikte hareket ederek Kapıkule'yi alma taraftarı olan Ticaret Borsası Başkanı Mustafa Yardımcı da "Kapıkule Sınır Kapısı'nı almaya talibiz. Bize versinler kazandığımız parayı istihdam için harcayalım" dedi. Yardımcı, Kapıkule'yi almaları halinde İpsala'da olduğu gibi kar dağıtmaktan kaçınıp, elde edilen geliri tamamen yatırım için harcayacaklarını kaydetti. Bir çok önemli sorunun bu yolla halledileceğini söyleyen Yardımcı, "Gümrük kapılarında alt yapı sorunları mevcut bulunduğundan giriş ve çıkışlarda izdiham ve sıkışıklıklar yaşanıyor. Bu nedenle Kapıkule, Pazarkule ve Dereköy sınır kapılarının yap-işlet-devret modeli ile yenilenmesi kaçınılmaz. TOBB ile birlikte İpsala Gümrük Kapısı'nda gerçekleştirdiğimiz proje buna en güzel örnek" şeklinde konuştu. Yardımcı, Kapıkule'den elde edilecek gelir ile kentte beşyıldızlı bir otel inşa edilebileceğine, OSB'nin alt yapısı ile ilgili çalışmalar yapılabileceğine işaret ederek, "Trakya'nın en önemli partnerlerini Balkan ülkeleri oluşturuyor. Balkan Ticaret Merkezi ile ilgili çalışmalar devam ediyor. Kapıkule'den gelecek gelirle burası kısa süre içinde tamamlanır ve kimseden kaynak istenmez" dedi.

Trakya'daki OSB'ler için teşvik beklentisi

Edirne Ticaret Borsası Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Yardımcı, Trakya bölgesinin, jeostratejik ve jeopolitik konumu itibariyle başta Balkan ülkeleri olmak üzere Avrupa coğrafyasının çok önemli bölümünü etkileme gücüne sahip olduğunu ifade ederek "Bir kaç il dışında OSB'ler ya arzu edilen faaliyet noktasına ulaşamamış ya da faal hale bile gelememiştir. Mevcut OSB'lerin teşvik kapsamında alınmaksızın faaliyet içinde olmaları mümkün değildir" diye konuştu. Geçtiğimiz günlerde Ankara'da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile görüştüklerini hatırlatan Yardımcı, "OSB'ler için teşvik konusunu da gündeme getirdik. Bölgenin durumunu aktardık. Çözüm için destek istedik" dedi. Görüşme sırasında Edirne'ye doğalgaz talebinde bulunduklarını da belirten Yardımcı, "Termik santralın Trakya'nın ortasında yer almasına rağmen bölgede doğalgaz kullanımının mevcut olmadığını belirttik. Sanayiin en temel girdisinin enerji olduğu gerçeği göz önünde bulundurularak, ucuz ve temiz tek enerji olan doğalgaz olmadan sanayileşmenin gerçekleşmeyeceğini bildirdik" şeklinde konuştu.


TRAKYA: Tarım ve turizm cenneti Dünya Gazetesi 20-07-2004

Ülkemizin en verimli topraklarına sahip bölgelerden biri Trakya, tarihinde birçok medeniyete öncülük etmiş ve Osmanlı'nın yerleşim alanlarından biri olan bölgede bugün görülmeye değer çok önemli eserlerin oluşması sağlanmış. Türkiye'nin Avrupa'ya açılan kapısı konumundaki Trakya, bir sanayi, üretim ve tüketim merkezi olan İstanbul'a yakınlığı ile önemli bir avantaj elde etmiş. En önemlisi bölgenin bir kültür hazinesi halinde olması. Buna verimli toprakları da ekleyince, Trakya ülkemizin gözbebeği konumuna gelmiş bulunuyor. Sanayii Çerkezköy, Çorlu'dan sonra istenilen düzeyde olmayan Trakya, kendini daha çok tarım ve turizmde tanıtım durumda. Ülkemizin önemli topraklarına sahip bölgede daha çok tarımsal ürünler ön plana çıkıyor. Ayçiceği, çeltik, mısır, buğday önemli tarım ürünleri arasında yer alırken, bağcılıkta gelişmiş ve akabinde şarapçılık sektörü bölgede iyi bir yer edinmiş.

Bugün Trakya bölgesine bakıldığında, yurtiçi ve yurtdışı turizminin her geçen gün geliştiği, tarihi yapısı ile ön plana çıkarak son zamanlarda büyük gelişme gösteriyor. ÇEKÜL Vakfı'nın girişimleri ile bölgedeki tarihi yapılar yeniden ele alınarak büyük bir titizlikle restore ediliyor ve yarınlara miras olarak bırakılıyor.

AB süreci içinde bulunan ülkemizde birtakım çalışmalar yapılırken, bunların en önemlilerinden biri olan "Sınır Ötesi İşbirliği" için de bölgede adımlar atılmış. Özellikle Edirne ve Kırklareli sınır kentleri olması nedeniyle en gözde iller arasında yer alırken, bu ortak projelerin gerçekleştirilmesi için şimdilerde sık sık toplantılar düzenleniyor ve büyük projelere imza atılıyor. Ülkemiz için büyük önemi bulunan Trakya bölgesine baktığımızda kısa süre içinde büyük gelişmelerin yaşanacağına inancımız tam. İşte bunlardan örnekler verecek olursak;

Edirne: AB Sınır Ötesi İşbirliği Projesi'ne başlandı. Balkan Ticaret Merkezi 'nin oluşturulması hız kazandı. Ekmekçizade Ahmet Paşa Kervansarayı Türk-Bulgar ortak etkinlikleri için restore edilecek. Bu çalışma yaklaşık 5 trilyonu bulacak. Osmanlı'nın başkentinde tarihi yapılar büyük bir titizlikle elden geçiriliyor. Turizm merkezlerinden biri olan il hem tarım, hem de kültürde ön plana çıkmak istiyor. Avrupa'ya açılan 4 kapıya sahip ile günde yaklaşık bin 500 Yunan ve Bulgar araçlarıyla gelerek günübirlik alışverişler yapıyor. İç turizme bakıldığında ülkenin her yanından kafilelerle gelen insanlar tarihi mekanları ziyaret etmeden bir yere gitmiyor.

Kırklareli: Kültür ve turizm açısından önemli bir yerleşim birimi. 372 taşınmaz tarihi yapı ve SİT alanına sahip. İstanbul'un fethi sırasında kullanılan top gülleleri Demirköy ilçesindeki dökümhanede yapılmış. Hayvancılık ve tarımla ön plana çıkan ilde sanayileşmede artış gösteriyor. Özellikle OSB'deki fabrika sayısı her geçen gün artıyor. Sınır ötesi işbirliği için projelerin uygulandığı il Bulgaristan'a açılan Dereköy Sınır Kapısı'na sahip.

Tekirdağ: Turizm şehirlerinden biri. Özellikle balıkçılık ve şarapçılığın geliştiği bir merkez. Eski evlere sahip Tekirdağ rakısıyla ünlü. Ayrıca Çorlu ve Çerkezköy ilçelerindeki sanayileşme giderek artıyor. Türkiye'nin dev firmalarının yer aldığı ilçeleri sanayiinin merkezi haline gelmiş. Deniz taşımacılığında önemli liman şehirlerinden olma özelliğini koruyor.

Silivri: Anadolu'nun Trakya'ya açılan yeri konumunda. Oksijeni bol, temiz havasıyla yaz aylarının vazgeçilemeyen uğrak yerlerinden biri. Orman ve tabii güzellikleri ile hafta sonlarının geçirilebileceği ender yerlerden bir tanesi. Yaz turizmcilerinin önem verdiği, lüks yapıların yer aldığı Silivri tam anlamıyla tatil cenneti olarak bol bol yerli turist çekiyor.

Gelibolu Yarımadası: Kurtuluş Savaşı'nın geçtiği bu vatan topraklarında 1915 yılında Ulu Önder Atatürk en büyük zaferine imzasını atmıştır. Gelibolu her yıl yüzlerce yerli ve yabancı turisti ağırlarken, ayrıca günümüzde verimli toprakları ile üretime katkı sağlamaktadır.


Bilican Dış Ticaret Hizmetleri yetkilisi Mansur Bilican: Edirne "Balkan Ticaret Merkezi" olmalı , Dünya Gazetesi 10-06-2004

Bilican Dış Ticaret Hizmetleri yetkilisi Mansur Bilican: Edirne "Balkan ticaret merkezi" olmalı Edirne'nin, coğrafi konumu, ulaşım olanakları ve sınır kapıları ile Türkiye'nin Avrupa'ya açılan kapısı durumunda bulunduğunu ifade eden Bilican Dış Ticaret Hizmetleri yetkilisi Mansur Bilican, bu özelliklere rağmen Edirne'nin hak ettiği konumda olmadığını öne sürdü. 250 milyar dolar civarında bulunan Balkan ülkeleri ticaret hacminde Türkiye'nin payının yüzde 1 civarında olması, Balkanlar 'a ve Avrupa'ya en yakın ilimiz olan Edirne'nin önemini daha da artırmaktadır diyen Bilican, Tekirdağ Limanı-Edirne-ıstanbul üçgeninde hızlı demiryolu bağlantısının yapılması gerektiğini hatırlattı. Bilican Edirne'deki firmaların dahilde ve hariçte işleme gibi ekonomik etkili gümrük rejimlerinden yararlanma imkanları olmadığını belirterek, şunları söyledi: "Firmalarımızın tarife kontenjanları, muafiyet ve teşvikler gibi olanakları takip edip kullanma imkanları yetersiz. Dış ticaret açısından ilimizin fiziki ve lojistik altyapısı yok denecek kadar az. Genel, özel, antrepo ve teknik depolama imkanları yok. Edirne ilinde Devlet Demir Yolları (DDY) çok stratejik konumda. Buna karşın DDY'nin tahmil ve tahliye imkanları gibi temel lojistik hizmetleri çok ilkel ve yetersiz kalmakta. DDY'nin altyapı yetersizliği zaman kaybı ve maddi zarara yol açmaktadır" dedi. Bilican, Edirne'de 20'yi aşkın yağ ve 40 civarında çeltik fabrikası bulunduğunu ve hammadde yetersizliğinden dolayı bu fabrikaların yüzde 30 kapasiteyle çalışmakta olduğunu belirten Bilican bu nedenle Edirne ili çeltik ve ayçiçeği ürünüyle sınırlı olma koşuluyla sınır ticareti kapsamına alınması gerekliliğini kaydetti. Kapıkule ve Pazarkule gümrük kapılarının stratejik olarak çok önemli bir konumda bulunduğunu belirten Bilican, "Bu iki kapıyı başta Bulgaristan ve Yunanistan olmak üzere tüm Balkanlar'ın 'Balkan Ticaret Merkezi' haline dönüştürmeliyiz" dedi.


Atıl durumda olan tarihi kervansaray Balkan Ticaret Merkezi'ne dönüştürülecek

10-04-2004

Tarihi Ekmekçioğlu Ahmet Paşa Kervansarayı restore edilerek Balkan Ticaret Merkezi olarak hizmete açılacak. 1609 yılında dönemin Edirne Defterdarı Ekmekçioğlu Ahmet Paşa tarafından yaptırılan ve bakımsızlıktan dolayı atıl durumda bulunan 6 bin 500 metrekarelik alana sahip olan tarihi Ekmekçioğlu Ahmet Paşa Kervansarayı, Balkan Ticaret Merkezi olarak restore ediliyor. Edirne Valisi Fahri Yücel, atıl durumda olan Ekmekçizade Kervansarayı'nın Balkan Ticaret İş Merkezi olarak restore edileceğini belirterek, sözkonusu kenvansarayın çok kısa bir sürede cazip Ticaret Merkezi olarak Balkan ülkelerine ve Trakya bölgesine hizmet vereceğini söyledi. Ali Yücel, Ekmekçizade Kervansarayı'nda düzenlenen basın toplantısında, ticaret merkezi projesinin, Bulgaristan ve Türkiye arasındaki Sınır Ötesi İşbirliği'nin ve ekonomik ve kültürel ilişkilerin güçlendirilmesine katkıda bulunacak bir ortamı sağlamayı amaçladığını belirtti.

Bu çalışmaların Avrupa Birliği tarafından destekleneceğini ve Ekmekçizade Kervansaray'ı restoresi için Avrupa Birliği tarafından ödeme yapılacağını ifade eden Yücel, şu bilgileri verdi: ''Toplam 6 bin 500 metrekarelik alana sahip olan Ekmekçizade Kervansarayı, Balkan Ticaret İş Merkezi olarak restore edilecek. Bulgaristan'la yürütülen işbirliği çerçevesinde, yapılan anlaşmalar sonucunda 15 milyon Euro'dan 7 milyon Euro ilimize tahsis edildi. Bu paranın bir kısmı ile Hamzabeyli ve Lalapaşa'da dinlenme tesisleri yapılacak. 3 milyon Euro ile Balkan İş Merkezi yapılması için ayrıldı. Tarihi mekanın Ticaret Merkezi haline dönüşmesi sonucunda, Edirne'nin ticaretine çok büyük canlılık getirecektir.'' dedi. İl Özel İdaresi'ne 10 yıllığına kiralanan Ekmekçizade Kervasarayı'nın, 3 yılda restorasyon işlemi yapılacağını ifade eden Yücel, aylık kira bedelinin 40 milyon lira olduğunu ve restore masrafının 4 ile 5 trilyon liraya mal olmasının beklendiğini kaydetti.


Dış Ticaretin Formülü 'Bölgesel İşbirliği' Dünya Gazetesi 25-03- 2004

Bülent ALAMUT / Edirne Ticaret ve Sanayi Odası (ETSO) / Yönetim Kurulu Başkanı

Dünyada soğuk savaşın bitişinin ardından hızlanan globalleşme süreci, ülkelerin birbirine yakınlaşarak piyasaların birbirine daha fazla ve hızla entegre olmasına, ülkelerin dış ticaret politikalarını yeniden gözden geçirmelerine neden olmuştur. Komşularımızın 1990'ların başından itibaren hızla dünyaya entegre olma çabaları ve bu ülkelerin pazar ekonomilerine geçişleri bölgede yeni bir ekonomik ve ticari potansiyel doğmasına yol açmıştır. Türkiye bir yandan AB piyasasına entegre olarak yeni teknolojileri elde edebilecek gelişen bir ülke bir yandan da komşularıyla ilişkilerini geliştirerek kendi tecrübeleri ile onlara da katkıda bulunabilecek bir ülke konumundadır. Komşularımızda son 10 yılda meydana gelen büyük değişiklikler son derece önem taşımakta ve dış ticaret verileri komşu ülkelerin gelişmiş ülke ekonomileri kadar önemli bir pazar olduğunu göstermektedir. 203 milyar dolarlık Balkan pazarından ülkemiz 2000 yılı sonu itibariyle 2.1 milyar dolar yani yüzde 1 bile pay alamamaktadır. ETSO olarak yoğun çaba harcadığımız Balkan Ticaret Merkezi ve Serbest Ticaret Bölgesi'nin hayata geçirilmesi bu eksikliği giderecektir. Bu unsurlar dikkate alındığında komşularımızla ticaretimizin önemle değerlendirilmesi gerektiği ortaya çıkmaktadır. Komşularımızla akrabalık ilişkileri, kültürel yakınlık , tüketim kalıplarındaki benzerlik ve ulaştırma maliyetlerinin azlığı bu ülkelerin Türk girişimcileri açısından cazip pazar olmasına yol açmıştır. Bu çerçevede komşu ülkelere yönelik ihracatın artırılması ve yatırımların özendirilmesi en verimli politika olarak ortaya çıkmaktadır. Komşu ülkelerle ticaret ülkemizin kısa, orta ve uzun vadeli stratejileri bakımından büyük önem taşımaktadır. Edirne Ticaret ve Sanayi Odası olarak, komşularımızla gerek ikili, gerekse bölgesel düzeyde yakın işbirliğinin gerçekleştirilmesine yönelik çalışmalarımızı sürdürmekte ve geliştirmekteyiz. Sınır komşularımız Bulgaristan ve Yunanistan ile ülkemiz arasında oluşturulacak projelerin yaşama geçirilmesi ile Türk-Bulgar ve Yunan işadamları arasında ticari, ekonomi , sanayi, kültürel ve diğer alanlarda da işbirlikleri ivme kazanacaktır. Komşularımız Bulgaristan ve Yunanistan ile mümkün olan her alanda işbirliğinin geliştirilmesi için gerekli alt yapının tamamlanması ışığında, ülkeler arasında son dönemde karşılıklı olarak resmi kurum ve kuruluşlarının yanı sıra özel sektör tarafından da yoğun çaba sarf edilmesi, ikili ve bölgesel işbirliğinin daha da geliştirilmesine katkıda bulunacak, yakınlaşma sürecinin kalıcı ve köklü bir yapıya dönüşmesini sağlayacaktır. Ülke sınırlarının sadece haritalarda kaldığı globalleşme rüzgarının her zamankinden daha hızlı estiği günümüzde, komşumuz AB üyesi Yunanistan ve en önemli ticaret partnerleri Avrupa Birliği ülkeleri olan ve AB üyeliği gündemde olan Bulgaristan ile ekonomik ve ticari ilişkilerimizin olabilecek en üst seviyede olması en büyük arzumuzdur. Bu görevler ve sorumluluklar ışığında kurulacak temaslardan, bu alanlarda harcanacak emeklerden ve duyarlı yaklaşımlardan çıkacak işbirliği imkanlarının taraflar lehine çok olumlu ve verimli sonuçlar doğuracağına, ülkeler arasındaki ticari, sınai ve ekonomik ilişkilerin hızla artacağına ve bölgemizde kalıcı istikrarın kurulmasına zemin oluşturacağına olan inancımı ifade etmek istiyorum. Ekonomik kalkınmada elbette üretim olmalı ama üretim mutlaka ve mutlaka dış ticaret ile perçinlenmelidir. Dış ticarette de güzel, kolay, karlı olan yakında olanla yapılandır. Dünya ekonomilerinde söz sahibi ülkelerin dış ticaretlerinin komşu ülkeleriyle olması, bu gerçeğin en yalın ifadesidir.


Levski Plaza ekim ayında açılıyor, Gözlem Gazetesi, 27-01-2003

Maser Holding'in yurtdışındaki yatırımlarının son halkası olan Vasıl Levski Plaza Balkan Ticaret Merkezi ekim ayında hizmete girecek.

Bulgaristan'ın başkenti Sofya'nın merkezindeki 70 bin metrekare arazi üzerinde kurulu tesis, tüm ürün gruplarında Balkan ülkelerinin toptan ve perakende lojistik merkezi olmaya aday gösteriliyor. Maser Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Sert; "Vasil Levski Plaza Balkan Ticaret Merkezi , büyük, orta ve küçük ölçekli üretici işletmelerin gerek Bulgaristan gerekse komşu ülkelerde kurumsal ve bireysel tüketicilere ürünlerini hem toptan hem de perakende olarak aracısız pazarlama fırsatı bulacağı bir projedir" dedi. Projede ayrıca; fiktif antrepo, fast - food üniteleri, kafeteryalar, ofis binaları, otoparklar olacağını kaydeden Sert, önümüzdeki yıllarda yurtdışı yatırımlara ağırlık vereceklerini söyledi.


Edirne Balkan Ticaret Merkezi Dünyaya Açılan Pencere-Bülent Alamut / Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Dünya Gazetesi-12-06- 2003

Edirne ili batıda Avrupa, doğuda Kafkasya ve Orta Asya, kuzeyde Karadeniz, güneyde Akdeniz havzası ülkeleri ticari koridoru üzerinde önemli bir ticaret ve ekonomi merkezi olmasının yanı sıra, Balkan havzasının önemli ulaşım ve kültür merkezlerinden biridir.

Balkan Yarımadası'nın bölge merkezi olan Edirne, aynı zamanda sahip olduğu alt yapısı, coğrafi konumu, ticari birikimi, üretim merkezlerine yakınlığı, kara, demir ve hava yolu imkanlarıyla bölgede uluslararası düzeyde büyük bir ekonomik merkez olma potansiyeline de sahiptir. Tarihi misyonu itibariyle uluslararası ticaretin önemli merkezlerinden biri olan Edirne, Balkan Ticaret Merkezi gibi önemli bir kuruluşa sahip olduğu takdirde bölgesinde ülkemiz ve uluslararası ticaretin yeniden büyümesine önemli ölçüde katkı sağlamış olacaktır. Diğer bir ifade ile ülkemiz için uluslararası ticaretin geliştirilmesi açısından Edirne'nin coğrafi konumu ve ticarette bilinen merkez olma hüviyetine ilişkin potansiyeli değerlendirilmiş olacaktır.

Edirne Balkan Ticaret Merkezi 'nin kuruluş amacı ticaretin gelişmesini sağlamak, yerli ve yabancı iş çevrelerine uluslararası kongreler, ticari konferanslar, seminerler ve iş toplantıları düzenlemek, bunları organize etmek, katılımcılara konaklama, turizm ve sekreterlik hizmetleri vermek, bünyesinde kurulan tesisler ile yerli, yabancı sanayi ve tarım ürünlerini sergilemek, onları teşhir etmek, bu ürünleri tedarikçinin istifadesine sunmak, tedarikçinin daha iyi ve kaliteli ürün almasına yardımcı olmak, yine bünyesinde kurulan tesisleri ile uluslararası iş çevrelerini aynı çatı altına toplamak ve onlara çalışma ortamı sağlamaktır.

Ayrıca Edirne Balkan Ticaret Merkezi kapsamında kurulacak olan sergi ve kongre merkezi Edirne'de sıkıntısı çekilen kongre turizmine de katkı sağlayacaktır. Edirne Balkan Ticaret Merkezi ile entegre edilecek bir serbest ticaret bölgesi de beklenen verimi en üst düzeye taşıyacaktır. Merkez Türkiye'nin dünyaya açılan bir penceresi olacaktır. Yerli ve yabancı iş çevreleri bu merkezde faaliyet gösterecek, ofislerinde işini takip edecek, otellerde konaklayacak, fuarlarda üretmiş olduğu mal ve hizmeti teşhir edecek, bir çok işadamı ile ticari ilişkiye girecek, mal tedarikini serbest bölgeden yapacak, iş toplantıları, seminerler ve kongreler düzenlenecektir. Bu merkezlerde yerli ve yabancı iş çevrelerine sekreterlik ve rehberlik hizmeti sunulacaktır. Bu şekilde Edirne, kamu kurumları ve sivil toplum örgütleri ile birlikte Güneydoğu Avrupa ve Karadeniz Bölgesi'nde büyük bir ekonomik merkez olma hedefine varacaktır.


Türkiye, Yunanistan ve Bulgaristan ortak serbest bölge kuracak -10/06/2003

ATİNA - Türkiye, Bulgaristan ve Yunanistan, ortak bir serbest bölge kurmak için harekete geçti. Yunan haber ajansı ANA'nın haberine göre Türkiye, Yunanistan ve Bulgaristan ortak bir serbest ticaret bölgesi kurmak için harekete geçti. Üç ülke arasındaki ticari bağları güçlendirmesi beklenen serbest bölgenin altyapı çalışmalarının çok yakında başlayacağı bildirildi. Serbest bölgenin, üç ülkenin sınırlarının kesiştiği Ormenio kontrol noktasında kurulması planlanıyor.


Gençliği ile övünen yaşlı insanlar (II) Finansal Forum-09-06- 2003 -

HİLMİ DEVELİ Edirne, bunca tarihi ve kültürel zenginliklerle doğal güzelliklere sahip olmasına karşın turizmden yeterince gelir sağlandığı söylenemez. Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Bülent Alamut, bunun nedenini şöyle açıklıyor; mevcut otellerin, iki yıldızlı olmasının yanı sıra, yatak kapasitelerinin yetersizliği nedeniyle, gecelik konaklama olmaksızın, günübirlik turizm, Edirne'ye ciddi bir getirisi olmamaktadır. Dört ya da beş yıldızlı oteller yapılmadığı sürece, farklı bir gelişme beklenmemeli diyor. Başkan Alamut, on yıldır oda başkanlığını sürdürüyor. Edirne'nin ekonomisinde sürdürülebilir bir kalkınmayı yakalayabilmesi için sürekli projeler geliştiren, ele avuca sığmayan,(zaten iri kıyım cüsseli) sempatik ve içten davranışıyla sevilen birisi. Başkan, deyim yerindeyse iki kişiyi taparcasına sevdiğini duvarlardaki resimlerden anlayabiliyorsunuz, Biri Mustafa Kemal Atatürk, diğeri Süleyman Demirel. Başkan Bülent Alamut'un odasında ve Meclis toplantı salonundaki duvarlarda Mustafa Kemal Atatürk'ün birbirinden güzel, çok sayıda fotoğraflarını görünce, çok şaşırdığımı itiraf etmeliyim. 1970'li yıllarda başlayan sanayileşme süreci, birkaç yıl sonra hızını kaybederek son yıllarda tam anlamıyla gerileme dönemine girildiği, işsiz sayısının artışından belli oluyor. Başkan Alamut'un konuşmasındaki Edirne ekonomisini "Gençliği ile övünen yaşlı insanlar"a benzetmesinin nedeni de bu olsa gerek. Organize Sanayi Bölgesi'ndeki, 63 adet sanayi parselinden, sadece 4 adet parselin satılabilmesi, başkanı doğrulamaktadır. Edirne'nin çıkışı, Balkan ülkelerinin Ticaret Merkezi olmasındadır. 2001'de Yunanistan, Bulgaristan ve Türk Dışişleri Bakanlarının ortak kararında imza altına alınmasına karşın, henüz uygulamaya geçilememiştir. Sınır ticareti geliştirilerek burası, "serbest ticaret bölgesi" ilan edilmeli, bankacılık ve finansman bölge ülkelerinin yurttaşlarına, işadamlarına hizmet verecek bir anlayışla düzenlenmelidir. Trakya Üniversitesi hastanesinin, gerek 1100 yatak kapasiteli gerekse, bilgili ve becerikli kadrosuyla, bu coğrafyada yaşayan ülkelerin insanlarına, hizmet vermelidir. Üniversite'den söz etmişken, bir gözlemimi burada sizlerle paylaşmak istiyorum. Ülkemizde sıkça rastladığımız "Üniversitenin kentten kopma, ayrı dünyalarda yaşama" burada da görülüyor. Rektörün, bölüm başkanlarının ya da öğretim üyelerinin (üç kişi hariç) bu toplantıya katılmamalarını gerçekten yadırgadım. Oysa, TÜBİTAK'ın 25 Nisan'da düzenlediği bilgi, gününde rektör konuşmacı olarak katılmış, kendisini ilgiyle izlemiştim. Sanayi odasınca, düzenlenen bir toplantıya bile ilgi gösterilmezse, Üniversite-Sanayi işbirliği nasıl kurulabilir, 6.ÇP'ye proje nasıl yapılabilir. Teşekkürler, Başkan Alamut ve yönetim kuruluna, genel sekreter ve Özlem Özakıncı, sanayiciler, işadamları teşekkürler vali yardımcısına. Konuya duyarlılık gösteren herkese, yerel medyaya da teşekkürler. Hepinize kolay gelsin.


Davet yağıyor www.aksam.com.tr 25 Kasım 2003 -

Migros Genel Müdürü Ömer Bozer, 'Çin, Hindistan, Ukrayna, Irak ve İran yatırım yapmamız için bizi çağırıyor. Makedonya ve Üsküp'te yatırıma başladık bile' dedi

Yurtiçi ve yurtdışında başarılı bir büyüme gösteren Migros, Çin, Hindistan, Ukrayna, Irak ve İran'dan yatırım daveti aldı. Migros Genel Müdürü Ömer Bozer, AA. muhabirine yaptığı açıklamada, son derece verimli bir yıl geçirdiklerini, cirolarının ekim sonu itibariyle yüzde 35-36, sadece ekim ayında ise yüzde 45 artış gösterdiğini bildirdi. Mevcut mağazalarında büyük oranlı indirim kampanyaları yapmalarının yanı sıra yeni mağazalar açmalarının satışların artmasında önemli etkisi olduğunu anlatan Bozer, yıl sonu itibariyle Türkiye'de 20-25 bin metrekare satış alanını, yurtdışında da özellikle Moskova'da önemli miktarda satış alanını portföylerine eklemiş olacaklarını söyledi.

Rusya'dan 360 milyon $

'Hem yurtiçinde hem yurtdışında çok verimli bir büyüme ortamı yakaladığımız bir yıl oldu. Bu yılı geçen yılın yüzde 36-37 üzerinde kapatmış olacağız' diyen Bozer, şöyle devam etti: 'Bu yıl 40'ı Türkiye'de olmak üzere, toplam 50 mağaza açtık. Yıl sonuna kadar 3'ü yurtdışında 10-12 tane daha mağaza açacağız. Rusya'da alışveriş merkezleri ile birlikte toplam 23 Ramstore'un yanı sıra Kazakistan, Azerbaycan, Bulgaristan'da Ramstore mağazalarımız var. Yurtdışında dolar bazında yüzde 45 büyüdük. Rusya'da yılık müşteri sayımız 22 milyon. Bu yıl Rusya'da 360 milyon dolar ciro yapacağız. Önümüzdeki yıl Rusya'da büyümeye devam edeceğiz, Rostov gibi bölgelerde faaliyete başlayacağız, arkasından Saint Petersburg gelecek. Kazakistan Almatı'da özellikle 2 mağaza daha düşünüyoruz. Yurtdışında bu yıl 70 milyon dolarlık yatırım yaptık, önümüzdeki yıl da bu hızla devam edecek' dedi. Ömer Bozer, Makedonya Üsküp'te bir yatırıma başlamak üzere olduklarını, buradaki mağazalarının gelecek yıl veya 2005 başı gibi faaliyete geçeceğini kaydetti.

Çin pazarında yerler tutulmuş

Türkiye'yi ziyaret eden Çin Ticaret Bakanı Lu Fuyuan'ın, Koç'u Çin'de Ramstore açmaya davet ettiğinin anımsatılması üzerine Ömer Bozer, şunları kaydetti: 'Yurtdışından çok yatırım daveti alıyoruz. Çin, Hindistan, Ukrayna, Irak ve İran'dan davet geliyor. Çin, çok uzak. İkincisi orada uluslararası perakendeciler büyük ölçüde var. Biz daha çok perakendeciliğin gelişmediği ülkelere ilk girip, ilk girmenin avantajını kullanarak büyümek istiyoruz. Çin'de her ne kadar geç kalınmamış olsa da orada büyük devler yerlerini tutmuşlar. O bakımdan biraz tereddütle bakıyoruz. Ukrayna şimdi sıkı bir değerlendirme altında. İran, Irak'ı gözlemliyoruz. Şu anda bekleme bazında, çünkü oralar çok karıştı. Şu anda en önemli konu güvenlik. Oralarda yüzde yüz istikrar sağlanmasını beklemek hayalcilik olur ama belirli ölçüde hiç olmazsa iş yapabilir duruma gelirse, bir iyileşme olursa tekrardan yakından bakacağız oralara. Balkanlar 'da Makedonya ile birlikte varlığımızı geliştirebiliriz diye düşünüyorum, belki Hırvatistan, Sırbistan olabilir. Ama bunlar çok yakın gelecekte yok.'

Canlanma 2005'te başlar

'Makro ekonomik göstergeler son derece olumlu' diyen Migros Genel Müdürü Ömer Bozer, şunları söyledi: 'Tabii bunun tüketici talebine yansıması zaman alıyor. Çünkü Türk tüketicisi önemli krizleri atlattı. Bu krizlerde gelirinin bir parçası eridi gitti ve bunlar daha yerine gelmedi. Bunların yerine konulması için Türkiye'nin büyümeye devam etmesi, istihdamla birlikte vatandaşın gelirinin artması lazım. Buna biraz daha zaman var. Bu istikrar bu şekilde devam ederse tahmin ediyorum önümüzdeki yıl sonu, 2005 başı esas talepteki canlanmanın başlayacağı yıl diye düşünebiliriz.' Faizlerin düşmesiyle birlikte, esas faaliyet karının önem kazanacağının altını çizen Bozer, 'Perakende sektörünü zor zamanlar bekliyor. Çünkü rekabet çok yoğun. Eskisi gibi faaliyet dışı gelirler de mümkün değil artık' şeklinde konuştu.


Maser Holding, Bulgaristan'da Ticaret Merkezi kuruyor, 19-01-2003

İstanbul başta olmak üzere Konya ve Trakya'da tekstil, turizm ve inşaat gibi alanlarda faaliyet gösteren Maser Holding, yurtdışındaki yatırımlarına devam ediyor. Holding, yurtdışındaki yatırımlarının son halkası olarak Vasıl Levski Plaza Balkan Ticaret Merkezi 'ni Ekim 2003'te açmayı planlıyor. Bulgaristan'ın başkenti Sofya'da toplam 70 bin metrekare arazi üzerindeki tesis, tüm ürün gruplarında Balkan ülkelerinin toptan ve perakende lojistik merkezi olmaya aday olarak nitelendiriliyor. Proje tekstil, inşaat, enerji, perakendecilik, alışveriş merkezi işletmeciliği, turizm ve otelcilik alanlarında faaliyet gösteren Maser Grubu'nun Bulgaristan'daki ikinci yatırımı. Maser Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Sert, projenin bir ilk olduğunu belirterek, Balkan ülkeleri arasında ortak bir pazar oluşturacak olan proje için şunları söyledi: “Vasil Levski Plaza Balkan Ticaret Merkezi , büyük, orta ve küçük ölçekli üretici işletmelerin gerek Bulgaristan gerekse komşu ülkelerde mukim kurumsal ve bireysel tüketicilere ürünlerini hem toptan hem de perakende olarak aracısız pazarlama fırsatı bulacağı bir projedir. Projede yer alacak olan işletmelerin yüzde 30'luk kısmının Bulgar firmaları olması beklenirken, diğer yüzde 70'lik bölümünün Yunanistan, Yugoslavya, Hırvatistan, Slovenya, Bosna Hersek, Makedonya, Romanya ve Türkiye'de mukim imalatçı yatırımcılardan oluşması öngörülüyor.”

Ticaret Merkezi nde yer alacak firmaların 250'ye ulaştığını belirten Sert, “Müşteri aradığı her şeyi bu Ticaret Merkezi nde bulabilecek.” dedi. Sert, uluslararası pazarlara açılmayı hedefleyen işletmeler için projenin oldukça cazip olduğunu kaydetti. İstanbul, cha


 Gençliği ile övünen yaşlı insanlar (I) Finansal Forum-06-06 2003 -

HİLMİ DEVELİ TÜBİTAK-MAM-TOSYÖV ve Kobiefor dergisince oluşturulan '6. Çerçeve Programı Platformu'nca düzenlenen, KOBİ'leri bilgilendirme toplantıları bu kez, Edirne Ticaret ve Sanayi Odası'nın ev sahipliğinde Edirne'de yapıldı. Edirne Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Bülent Alamut, Edirne ekonomisinin içinde bulunduğu durumu 'Gençliği ile övünen yaşlı insanlar' benzetmesiyle özetledi. Ülkemizi Avrupa'ya bağlayan kentin, Trak soylarından olan Odris'ler tarafından MÖ. 5. yüzyılda kurulduğu biliniyor. Kentin adı I. Murat zamanında Edirne olarak kullanılmaya başlanmış, İstanbul'un fethine kadar (92) yıl boyunca Osmanlı devletinin başkentliğini yapmış. Anadolu'yu Avrupa'ya birleştiren bir konumda olması nedeniyle tarih boyunca Anadolu'ya ya da Avrupa'ya göç eden değişik topluluklar geçiş yolu olarak Edirne'yi kullanmışlar. Dünyada, Kudüs'den sonra farklı dinlerin buluştuğu ve yıllarca hoşgörünün yaşandığı bir yer olarak biliniyor. Oda Genel Sekreteri Nevzat Taşkın, Basın ve Halkla İlişkiler Koordinatörü Özlem Özakıncı, toplantı sonrası, kenti karış karış gezdirirken, kentin tarihi ve doğal güzelliklerini bir kez daha keyifle yaşarken, gezdiğiniz toprakların her karışının şehit kanlarıyla sulandığını öğrenince içiniz burkuluyor, yüreğiniz minnet duygularıyla doluyor. Anlatılan, kaledeki müzede, geçmişi bugüne taşıyan eşya ve bilgilerin bir bölümünü sizlerle paylaşmak isterim. " Balkan Savaşı'nda yenik düşen Osmanlı ordusu, Trakya içlerine kadar çekilmesine karşın Şükrü Paşa, Edirne kalesinde tam 165 gün düşmana karşı direnir. Cephanesizlik, bulaşıcı hastalıkların başlaması ve ilaçsızlık nedeniyle Şükrü Paşa teslim olmak zorunda kalır. Bulgar Kralı Ferdinand, esir düşen Şükrü Paşa'ya, "Bir yanlışlık olmuş, sizin gibi askerlerin kılıcı alınmaz" der ve paşanın kılıcını geri verir. Anlatılan bir başka öyküde, Balkan Savaşı'nda günlerce aş bulamayan askerlerin Karaağaç'ta yaşamlarını sürdürebilmek için günlerce buradaki ağaçların kabuklarını yemek zorunda kaldıkları. Edirne'ye gittiğinizde şimdi gezi yeri olarak düzenlenen Edirne Kalesi'ni mutlaka görmelisiniz. Ya Mimar Sinan'ın muhteşem Selimiye Camii, tam anlamıyla bir sanat harikası. Üç Şerefeli Cami, Bedesten, Arasta, Rüstempaşa Kervansarayı, Meriç Köprüsü, Alipaşa Çarşısı, adını saymadığım hanlar. Karaağaç Tren İstasyonu, Lozan Anıtı... O kadar çok tarihi eser var ki, ne gezmekle ne de saymakla bitmiyor. Peki, onlar yapmış, biz koruyabilmiş miyiz derseniz, ne gezer... Üstüne üstlük Mimar Sinan'ın kemiklerini sızlatacak işler yapmaya devam ediliyor. Selimiye Camii'nin bitişiğinde, müzeyle iç içe beton yığınına hangi kafa izin verdi. Bu tarihe ihanet, sanatı katletmek değil de nedir? Bugün kentte 600'ün üzerinde tarihi eser olduğu söyleniyor. Böylesi tarihi zenginliklerin, doğal güzelliklerin olduğu bir kentte turizm nasıl, diyeceksiniz. Edirne'nin ekonomisini, sanayisini, turizmini gelecek yazımda sizlerle paylaşacağım.


Yunanistan potansiyeli su yüzüne çıkıyor-Serpil Yılmaz-Milliyet-26-11-2002

Atina dönüşü, Türk - Yunan İş Konseyi Başkan Yardımcısı armatör Asaf Güneri'ye iki ülke arasındaki ekonomik ilişkileri sordum.

Güneri, "Madencilik, turizm, iletişim ve finans alanlarında Yunanistan'dan Türkiye'ye yatırım yapanlar var. Deniz yolcu taşımacılığı alanında ortak projelerimiz gelişiyor" diyor...

Yunanistan ve Türkiye arasındaki dış ticaret hacmi 900 milyon doları geçmiyor. Hedef ise 5 milyar dolar...

Göze çarpan yatırımlar; Site Bank'ı alan Yunanlı firma Nova Bank; Yunanistan'ın en zengin işadamlarından Sokrates Kokalis'in Gantek ile kurduğu yüksek teknoloji - ileteşim ortaklığı ve yine Yunanistan'ın en büyük madencilik şirketi Silver and Bryte'ın 40 - 50 milyon dolarlık yatırım yaptığı Türk madenleri...

Bu arada Atina'da yaşamın tadına varanlar da yok değil. İş kadını Güler Sabancı yaz aylarını dostlarıyla Atina'da kiraladığı evde geçiriyor; Sezen Aksu, Cem Boyner gibi ünlü simalar da baş konuklardan!..

Şeffaflık dönemi

Kimdir yatırım yapan Yunanlılar, Türklerin ne yatırımları var?

Bu sorunun yanıtı adeta "Gizli" belgesi taşıyor...

Türkiye İhracatçılar Meclisi Başkanı Oğuz Satıcı'ya da aynı konuda sorular yönelttim. New York, Paris, Londra gibi Avrupa kentlerinin yanı sıra Atina'da da Türk Ticaret Merkezi açma girişimini sürdüren Satıcı, yakın zamanda ekonomik işbirliğinin artacağına işaret ediyor ve ilk adımın da 2004 Atina Olimpiyatları olacağını söylüyor.

Yunanistan Başbakanı Simitis'e götürmek üzere Tayyip Erdoğan'a ilettikleri 2004 Olimpiyatları ve iki ülkenin ortak aday olduğu 2008 Avrupa Futbol Şampiyonası dosyasının işlerlik kazanması an meselesi.

İki ülke arasında son iki yılda 15 ikili anlaşmaya ilavaten çifte vergilendirilmenin ortadan kaldırılması henüz geçmedi.

Adanalı pamuk tüccarı Yunanistan'a mal satıyor ama adını açıklamıyor, Yunanlı işadamı da öyle... Ortada dolaşan korku bulutlarının dağıtılması ve ilişkilerin şeffaf hale gelmesi TİM'in girişimi ile mümkün olabilecek.

Servetine el kondu

İki ülke arasındaki ilişkileri kavrayabilmek için, kişisel tarihlere bakmak yararlı oluyor.

TİM Yunanistan Temsilcisi Leyla Üstel Çağatay'ın, Türk - Yunan ilişkilerine sarılmasının köklerini Atina'da öğrendim.

Leyla'nın büyükbabası İsmail Hakkı Kobakoğlu Yunanistan Kavala doğumlu tütün tüccarı, hâkim ve aynı zamanda da 1924 mübadele öncesi Yunanistan'da ilk seçilen 15 Türk milletvekilinden birisi.

Mübadelede Samsun'a taşınan Kobakoğlu'na, Yunanistan'daki büyük servetinin karşılığında Samsun'da 28 odalı köşk, araziler ve un fabrikası veriliyor. Siyasi geçmişini bir kalemde silip atmayan Kobakoğlu'nun, o yıllarda mübadele yoluyla gelenlerin haklarının takipcisi olması, dönemin İçişleri Bakanı Şükrü Kaya'nın şimşeklerini üzerine çekmesine yetiyor ve tüm serveti elinden gidiyor.

Kobakoğlu o günleri Osmanlıca el yazısı ile hatıra defterine not ediyor. Defter bugünlerde kitap haline geliyor ve Kavala'da Leyla'nın işbirliği yaptığı işadamı ve Kavala Belediye Başkan Yardımcısı Markos Dembas tarafından kitap haline getiriliyor.

Atina'daki öğlen yemeğinde Dembas ile birlikteydik. Dembas, Türkiye ile 2 milyon dolar tutarında mermer ticareti yapıyor.

Kavala'dan İstanbul'a bayramlarda günde 600 otobüs kalkıyor. İki halk yakınlaşıyor. Geriye kalıyor, devlet düzeyinde barışın ilanına, o da dış politika ile olur! Fırsat yok değil.


Hemşerim Yunanistan - Serpil Yılmaz - Milliyet - 24.11.2002

Türkiye İhracatçılar Meclisi'nin (TİM) merkezinde, 'Türk - Yunan İşbirliği' konferansında geliştirilmek istenen ekonomik ilişkilerin şerefine uzolar içilmişti, bundan birkaç ay önce... Yunanistan Büyükelçisi İoannis Corantis'in hazır bulunduğu davette, Türkiye tarafını TİM Başkanı Oğuz Satıcı temsil etmişti. Bu konferansta temelleri atılan işbirliğinin ilk adımı olarak TİM, Yunanistan'ın başkenti Atina'da Dış Ticaret Merkezi açma kararı aldı, başına da DEİK Türk - Yunan İş Konseyi Üyesi Leyla Üstel Çağatay'ı getirdi.

Çağatay ile 20 - 24 Nisan tarihleri arasında düzenlenen 'Executive Cars' Fuarı'nın açılışı için Atina'ya gittim. Fuarı düzenleyen işadamı Symeon Tsomokos 1996'da Türk - Yunan İş Konseyi Başkanlığı'nı yürüten Rahmi Koç ve beraberindeki 60 işadamını ağırlamıştı, şimdi bu fuarı Türkiye'ye taşımak istiyor.

Bu yıl ikincisi açılan lüks otomobil fuarının standında Atina Belediye Başkanı Dimitris Avramopoglos ile de karşılaştık. Tabii hemen AKP lideri Tayyip Erdoğan'ın, Yunanistan Başbakanı Simitis ile görüşmesini sorduk. Yorum net: "Önemli olan demokrasiye inanmak ve onun için savaşmaktır." Erdoğan'ın belediye başkanlığı döneminden kalan dostluklarını da hatırlatan Avramopoglos, önümüzdeki aylarda Türkiye'ye geleceğini söyledi.

Tsmokos bir dönem Yunan - Amerikan İşadamları Konseyi Başkanlığı'nı yapmış ve Amerikan Büyükelçiliği'nde çalışmış, etkin bir isim. Fuar gecesi eşinin doğum günü nedeniyle verdiği partide Yunanistan iş çevresine yakınlığına tanık olduk.

Yemek saati: 22.00

Doğum günü fuardan daha çok ilgimi çekti. Etiler Papermoon benzeri bir yerdeydi. Gece kokteyl ile başlıyordu. Buluşma saati 22.00, yemek 23.30... Yunanistan'da adet bu, gece 22.00'de akşam yemeği programları başlıyor.

Davette erkeklerin elinde uzun zincirli tesbihler aksesuar gibi taşınıyor. Yunanistan'da moda henüz vitrinlerden salona geçememiş, hatta 2000'lere yaklaşmamış. Elbiseler siyah, saçlar evde taranmış.

Lüks restoranın duvar resimleri, geleneksel görsel anlayışımıza göre, maksadı aşıyor. Bizde pavyonu çağrıştıran cinsten revü kızları ve İtalyan Cicolini'nin sevişme pozları...

Lüksümüz yerinde

Atina'nın yolları trafikten aşılmıyor. Bugünkü hali şantiyeyi andırıyor. Fiyatlarında rekabetten dolayı aşırı indirimler olmaması için sınırlanan otel inşaatlarına 2004 Olimpiyatları nedeniyle izin verilmiş, yol genişletme çalışmaları başlamış.

Olimpiyat süresince (Ağustos - Eylül) şehir 7.5 milyon kişinin hareketine ev sahipliği yapacak. Oysa Atina'nın nüfusu 5.5 milyon, Yunanistan'ın 12 milyon... Yüzölçümü Türkiye'nin 15'de 1'i...

Tüketim kalıpları aşılıyor ama sanayi üretimi o ölçüde yükselmiyor. 31.5 milyar dolar ithalatı, 8.5 milyar dolar ihracatı olan Yunanistan ile Türkiye'nin dış ticaret hacmi 900 milyon doları ancak buluyor. Yunanistan'ın tüketim kalıbı bizim gerimizde. Örneğin otomobil fuarına katılabilecek araçların fiyatları 40 bin euro'dan başlıyor. Bizde bu fuar için biçilen alt limit 70 bin euro.

Bir izzet, bir ikram

Türkiye ile Yunanistan arasındaki yakınlaşma gözden kaçacak gibi değil. "Türkiye'den geldim" demek adeta sihirli cümle. Lokantada en iyi masada oturtuluyorsunuz, dükkanlar özel indirim yapıyor, yaşlılar sarılmadan bırakmıyor, sirtakiler sizsiz olmuyor. Nereden nereye?...

Erdoğan ile Simitis'in BM'nin Kıbrıs Planı gölgesinde buluşması, Türk - Yunan yakınlaşmasını ateşleyen fitil olarak görülüyor. Bunun nedeni Erdoğan'ın çok umut vaad etmesi değil, yollara düşmesi. Öncelikle Yunanistan'ın korkulu dakikalar geçirerek izlediği Türkiye'deki seçimlerin ertesinde, Avrupa Birliği'ne yakın bir yaklaşımın şapkadan çıkması.

Sıcaklıktan tarihsel bir kucaklaşma çıkar mı? Çıkması için elinden geleni ardına koymayan insanlar var, hem Yunanistan'da hem de Türkiye'de; Leyla Çağatay veya Markos Dembas gibi...

Not: Yunanistan'a devam This e-mail address is being protected from spambots. You need JavaScript enabled to view it


Balkan Ticaret Merkezi, İEF'te Dünya Gazetesi 22-08- 2000

Arnavutluk, Bulgaristan, Makedonya, Romanya, Türkiye, Yugoslavya ve Yunanistan tarafından 1998 yılında karşılıklı ticaretin geliştirilmesi amacıyla kurulan Balkan Ticareti Geliştirme Bölge Merkezi'nin (BCTP), İzmir Enternasyonal Fuarı'na (İEF) katılacağı bildirildi. İGEME tarafından yapılan yazılı açıklamada, BTCP'nin fuara info-stand ile katılacağı ve bu stand için 9. pavyonda 24 metrekarelik yer ayrıldığı belirtildi. Açıklamada, BTCP standında ziyaretçilere kurucu ülkelerle ilgili bilgi vermek için internet bağlantısı sunulacağı kaydedildi.

http://balkanpazar.org/ticaret_merkezleri.asp

  nakliyat evden eve nakliyat evden eve nakliyat gebze evden eve nakliyat